->
Gebelik sürecinde yaşayacağınız değişimlerden biri de göğüslerinizde gerçekleşir. Büyüme, duyarlılık ve ağrı şeklinde görülen bu değişimlerin nedeni, fazlalaşan hormonlarınızdır. 9 aylık olan bu süreç sonunda göğüsleriniz emzirmeye hazır olmaktadır.
Gebe kaldıktan sonra bedeninizde bir takım değişiklikler yaşayacaksınız. Ancak bu değişimlerin önemli bir bölümünü izleme şansınız yok! Örneğin, karnınızın içinde ne olup bittiğini size ancak doktorunuz söyleyebilir. Ultrasonografide ise bebeğinizin gelişimini izleme fırsatı yakalayabilirsiniz o kadar! Ama 15-16 hamilelik haftasından sonra karnınızın büyümesi, bebeğin hareketlerini yavaş yavaş hissetmeniz mümkün olur. Ancak bazı belirtiler var ki, onları gebeliğinizin ilk haftalarından itibaren fark edeceksiniz. İşte bu değişimlerden biri, memelerde gerçekleşir.
Dolgun ve duyarlı memeler:
Pek çok anne adayı, gebeliğinin daha ilk haftalarından itibaren memelerinde büyüme hisseder. Hatta bazı hamilelerde doğuma yaklaştığı günlerde, göğüs büyüklüğü kendi ölçüsünün 3 katına ulaşabilir. Bu gebeliğin normal durumlarından biridir. Üstelik bu değişiklik, gebeliğin önemli belirtilerinden biridir. Bunun temel nedeni; gebelik nedeniyle artan östrojen ve progesteron hormonlarının salınımıdır. Östrojen hormonu, göğüslerin içindeki süt iletim kanallarını geliştirir. Progesteron ise, süt salgısını yapacak olan süt üretici birimlerin büyümesini ve gelişmesini sağlar. Aslında hamile kalmadan önce de pek çok kadının adet döneminde yaşadığı değişimlerden biri olan göğüslerdeki dolgunluk ve duyarlılık hissi, gebelik nedeniyle daha yoğun yaşanmaktadır.
Özellikle küçük göğüslü kadınlar tarafından sevinçle karşılanan bu durum, ilk hamileliğini yaşayanlarda daha belirgindir. İkinci ve üçüncü hamileliğinde aynı büyümeyi bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü ilk gebelikte memelerde oluşan değişikliğe sonraki gebelikte gerek kalmayabilir. Ayrıca ilk gebelikte artan hormonlarınıza bedeninizin verdiği tepki, diğer hamileliklerde farklılaşır ve belirgin bir büyüme görülmeyebilir. Bu anne adaylarının memeleri, hamilelik sürecinde yavaş yavaş büyür ya da doğuma kadar kendi ölçüsünde kalabilir. Ancak bu durum, süt üretiminizi etkilemez. Memenin küçük ya da büyük olması, süt üretimiyle ilgili değildir.
Peki memelerinizdeki bu değişim neden olur? Bunun tek bir nedeni vardır; emzirmeye hazırlanmak. Doğum sonrası, bebeğinizin beslenmesi için vazgeçilmez olan anne sütünün üretimi için çalışmaktadır.
Memelerinizdeki ilk haftalardan itibaren hissedeceğiniz değişimlerden biri de, ağrı ve duyarlılıktır. Bu duyarlılık hamileliğin 3. ya da 4. ayın sonrasında kaybolacaktır.
Areola oluşumu
Büyümenin, ağrı ve duyarlılığın yanı sıra başka bir değişimi de gözlemleyeceksiniz. Meme ucunuzun etrafındaki daha koyu bölge (areola) belirgin hale gelecek, genişleyecek ve üzerinde isilik oluşumuna benzer pütürler ortaya çıkacaktır. Ancak bu geçici bir değişimdir. Doğum sonrasında rengi açılsa da, tam olarak eski haline dönmez. Koyu kısmın üzerindeki pütürlerin yağ (ter) bezlerini olduğunu bilmelisiniz. Onlar da doğum sonrası eski halini alırlar.
Başka bir belirgin durum ise, memenizde damarlarınızın fark edilir hale gelmesidir özellikle beyaz tenli kadınlarda. İlk bakışta cilt altında belirgin hale gelen damarlar adeta bir haritayı andırır. Böyle görünmesinin nedeni, memelerde yaşanan değişikliklerde ihtiyaç duyulan enerji besin maddelerini sağlamak için meme dokusuna giden kan akımının önemli derece artmasıdır. Böylece memelerin üzerinde yüzeye yakın olan toplardamarlar belirgin ve daha genişlemiş şekilde görünür. Kısacası, besin ve sıvı akışının anneden bebeğe, taşınma sisteminin oluşmasının normal değişimlerinden biridir. Bu durum bazen doğum sonrasında bazen de emzirme dönemi bitiminde ilk haline döner.
Kolostrum hazır
Memelerinizdeki değişimin sonunda, haleliliğin ikinci yarısından itibaren kolostrum adı verilen ilk süt, meme kanallarınızda salgılanmaya hazır hale gelmiştir bile. Hatta bazı anne adaylarında, memelerden bu sütün geldiği görülür. Hamileliğin haftasına göre kolostrumun bileşimi de değişir. Bu normal bir durumdur. Ve asıl nedeni, prematüre yani zamanından önce doğan bebeklerin beslenmesine de şans tanımak içindir. Çünkü normal doğum yapan annelerin sütünden daha farklı bileşimdedir. Yani prematüre bebeğin o andaki ihtiyaçlarını karşılayacak haldedir.
