Doğum Kontrolü
Çocuk sahibi olma kararı ve bunun zamanlaması her çiftin zevk alarak planlaması gereken bir haktır. Ancak bu hak yanlış kullanılırsa bazı olumsuzlukları da beraberinde getirir. İşte doğum kontrolü bu olumsuzlukları gidermek için şarttır.
Doğum Kontrolünün Yararları
Kadınlarda özellikle Türk kadınlarında çok sıkça görülen kansızlık azalır. Gebelik ve doğuma bağlı ölüm riski azalır. Kadınlardaki iltihabi pelvik hastalıklar ve buna bağlı kısırlık azalır. Erken yaştaki gebelik ve buna bağlı riskler azalır. Sağlıksız, zayıf bebek doğurma riski azalır. Bebek ölümleri azalır. Yiyecek içecek ve diğer kaynaklar daha çok bulunur. Eğitim imkanları fazlalaşır. Çiftler daha mutlu ve güvenli ilişki kurabilir.
Doğum Kontrol Yöntemleri
Doğum Kontrolü, her ailenin istediği sayıda ve istediği zaman çocuk sahibi olmasıdır. Bu amaçla kadın ve erkekler tarafından çeşitli doğum kontrol yöntemleri kullanılmaktadır.
DoÄŸum kontrolü yöntemleri ile ailelerle birlikte toplumlar da daha saÄŸlıklı yapıda oluÅŸmaktadır. Ayrıca doÄŸum kontrolü ile cinsel yolla bulaÅŸan hastalıklar azalmakta, kürtaj oranı düşmektedir. Anne ve bebeklerin hasta olması ve hayatını kaybetme ÅŸansı azalmaktadır. Türkiye’de heryıl yaklaşık 2000 kadın gebelik, doÄŸum ve lohusalık hastalıkları nedeniyle yaÅŸamını kaybetmektedir. Gebe kadınların yaklaşık yarısı gebeliÄŸe istemeden sahip olmakta, yarıdan fazla kadın ise koruma oranı yetersiz olan geleneksel yöntemlerle korunmaya çalışmaktadır. AÅŸağıda doÄŸum kontrol yöntemleri ayrıntılı olarak incelenmektedir. Korunma isteyen kiÅŸilerin dikkat edeceÄŸi nokta her yontemin her aileye uygun olmayabileceÄŸidir. Bu yüzden genellikle aileye özel yöntem seçimi yapılmalıdır.
-
Hap :Hergün düzenli alınması gereken, kadında yumurtlamayı ve döllenmeyi önleyen haplardır.
İstediğiniz sürece kullanabilirsiniz.
-
Üç aylık iğne:Üç ayda bir uygulanır ve kadında yumurtlamayı ve döllenmeyi önler.
İstediÄŸiniz sürece kullanabilirsiniz.Üreme çağında ve cinsel yönden aktif olan her kadının en büyük korkularından birisi de istemeden gebe kalmaktır. Böyle bir durumda ya bebeÄŸi doÄŸurmak zorunda kalacak ya da kürtaj olacaktır. Her iki olasılık da plansız gebe kalan kadın için ciddi psikolojik travma yaratır. Öte yandan pekçok kadın gebelikten korunma yöntemleri hakkında yeterince bilgiye sahip deÄŸildir. Pekçok kadın hangi yöntemi seçeceÄŸine karar veremez. Etraftan duyduÄŸu yalan yanlış bilgiler nedeni ile kendisine uygun olan yöntemleri dahi kullanamaz. Hap almayı sevmediÄŸi ya da unutkan olduÄŸu için doÄŸum kontrol hapı kullanmayan yüzbinlerce kadın vardır. Spirali eÅŸi iliÅŸki esnasında rahatsız olur diye istemeyen kadınların sayısı zannedilenden çok daha fazladır. DeÄŸiÅŸik nedenler ile kendine uygun ve kolay doÄŸum kontrol yöntemi bulamayanlar için etkli ve bir o kadar da kolay olan bir yöntem uzun etkili iÄŸnelerdir. Bunlardan en çok kullanılanı da 3 aylık iÄŸne olarak bilinen depo-provera’dır.
Depo-provera nasıl bir yöntemdir ?
Depo-provera medroksiprogesteron asetat içeren bir preparattır. İçerdiÄŸi madde sadece progesteron içeren doÄŸum kontrol hapları olan minipill’ler ile aynıdır. Overlerde yumurta hücresi geliÅŸimi ve yumurtlamayı engeller. Ortada yumurta olmayınca gebelik de olmaz. KoruyuculuÄŸu %99 civarındadır. 13 haftada bir kas içine yapılan enjeksiyon ÅŸeklinde uygulanır. Endometrium yapısını ve tüplerin hareket kabiliyetini de deÄŸiÅŸtirdiÄŸinden yumurtlama meydana gelip döllenme olsa bile bu gebelik ürünü rahime yerleÅŸemez. Uzun etkili bir yöntem olduÄŸundan kiÅŸi gebe kalma stresi yaÅŸamaz. Hergün hap almayı hatırlama sorunu olmadığından pekçok kadın bu yöntemi denemek istemektedir. Enjeksiyona son verildiÄŸinde en geç 18 ay içinde gebelik elde edilebilir. Uygulanması özel bir teknik ya da beceri gerektirmez. Cerrahi bir müdahale ile takılmaz.
Yan etkileri nelerdir ?
Depo-provera özellikle kullanımın ilk yılında ciddi derecede kanama bozukluğu yapabilir. Bu bozukluklar arasında en sık ara kanamalar ve lekelenmeler görülür. Uzun süreli adet görmeme ortaya çıkabilir. Tek bir enjeksiyondan sonra 12 ay adet görmeyen vakalar mevcuttur, ya da tam tersi şekilde 3 ay süreyle sürekli kanaması olan hastalar da vardır. Sürekli kanama durumunda kanamayı kesmek için dışarıdan hormon verilmesi hatta bazen kürtaj yapilması gerekli olabilir. Bazı vakalarda arda arda birden fazla kez kürtaj gerekli olabilmektedir. 35 yaşın altında olan kadınlarda depo-provera kullanımına bağlı hafif kemik erimesi saptanabilir. Yine uzun süre kullanımda meme kanseri görülme sıklığında hafif bir artış bildiren yayınlar olmasına rağmen bu konu hala daha tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Diğer yan etkiler arasında başağrısı, hafif kilo artışı, anksiyete, mide ağrısı ve karın krampları, başdönmesi ile cinsel istek kaybı sayılabilir. Tüplerin hareketini yavaşlattığı için gebelik olduğunda bunun dış gebelik olma olasılığı yüksektir.
Yapılan çalışmalarda ilk kez depo-provera kullanan kadınların %50’sinin yan etkiler nedeni ile kullanımı bıraktığı ve baÅŸka bir yöntemi tercih ettiÄŸi, buna gerekçe olarak da en çok yakındıkları yan etkinin kanama bozukluÄŸu olduÄŸu saptanmıştır.
Kontraendikasyonları
Gebe olduğundan şüphe duyulan kadınlar aksi ispatlanana kadar depo-provera kullanmamalıdırlar. Yine özgeçmişinde meme kanseri bulunanlar, inme geçirenler, damar hastalığı olanlar, karaciğer hastalığı bulunanların kullanması önerilmez. Tanı konmamış anormal vajinal kanaması olan kadınlarda da bu kanamanın sebebi açıklığa kavuşturulana kadar enjeksiyonlar ertelenmelidir. Kullanımda yakın takip gerekiren durumlar ise:- Daha önce çekilen meme filmide patoloji varlığı
- Fibrokistik meme hastalığı
- Meme başından kanlı akıntı
- Böbrek hastalığı
- Hipertansiyon
- Migren
- Astım
- Epilepsi (sara hastalığı)
- Diabet
- Ailede diabet öyküsü
- Depresyon ya da depresyon öyküsü
Ne zaman yapılmalı
EÄŸer depo-provera’nın sizin için uygun bir yöntem olduÄŸunu düşünüyorsanız ve jinekoloÄŸunuz da bu yöntemi size öneriyor ise bundan sonraki aÅŸama adet döneminin hangi zamanında yapılması gerektiÄŸini öğrenmektir. İlk kez yapılacak olan depo-provera adet kanamasının ilk 5 günü içinde yapılmalıdır. EÄŸer doÄŸum sonrası uygulamaya baÅŸlanacaksa ve anne emzirmeyi düşünmüyorsa doÄŸumdan sonraki ilk 5 gün içinde yapılabilir. Emziren annelerde ise doÄŸum takiben 6 hafta sonra ilk enjeksiyon yapılabilir. Daha sonraki tekrarlar etkili bir koruma saÄŸlamak için her 13 haftada bir yapılmalıdır.Depo-proveranın sadece baÅŸka yöntem kullanamayan kiÅŸilerce kullanılması, gebelikten korunmada ilk tercih olarak düşünülmemesi önerilmektedir.
-
Aylık İğne:Ayda bir uygulanır ve kadında yumurtlamayı ve döllenmeyi önler.
İstediğiniz sürece kullanabilirsiniz. -
Deri Altı Kapsülleri:Kolun iç kısmına yerleştirilen ve kadında yumurtlamayı ve döllenmeyi önleyen, kibrit çöpü büyüklüğünde hormon içeren 6 adet esnek çubuktur.5 yıl boyunca güvenle kullanabilirsiniz.
-
Tüp Ligasyonu:Geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemidir.
Kadında yumurtayı taşıyan tuplar ameliyatla bağlanarak döllenme önlenir.
Ömür boyunca gebelikten korunursunuz. -
Vazektomi:Geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemidir
Erkekte tohum hücrelerini (spermleri) taşıyan kanallar basit bir cerrahi işlemle bağlanarak döllenme önlenir. -
Rahim İçi Araç (Spiral):Rahim içine yerleştirilen ve döllenmeyi önleyen bir aile planlaması yöntemidir.10 yıl boyunca güvenle kullanabilirsiniz.
-
Kondom:Cinsel ilişki sırasında erkek tohum hücrelerini içinde toplayarak döllenmeyi önleyen bir kılıftır.İstediğiniz sürece kullanabilirsiniz.
-
Spermisitler:Hazneye yerleştirilen ve erkek tohumlarını etkisiz hale getirerek döllenmeyi önleyen fitil,jel, krem ya da köpük şeklinde maddelerdir.
İstediğiniz sürece uygulayabilirsiniz. -
Diyafram:Kubbe şeklinde kauçuk yumuşaklığında olan ve cinsel ilişkiden önce rahim ağzına yerleştirildiğinde erkek tohum hücrelerinin rahim içine geçmesini engelleyen bir aile planlaması yöntemidir.İstediğiniz sürece uygulayabilirsiniz.
SPİRAL :Rahim içi araç,rahmin içine yerleştirilen küçük plastik bir araçtır. Bakır veya hormon içeren tipleri vardır. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan T şeklindeki bakırlı 380 A tipindeki rahim içi araç 10 yıl süreyle gebe kalmaktan korur. Koruyuculuk süresi değişik olan başka türde rahim içi araçlar da vardır. Sağlık personelinden size uygulanan rahim içi aracın kaç yıl koruyacağını öğreniniz. Erkek tohum hücrelerinin kadın yumurta hücresini döllenmesini engelleyerek kadını gebe kalmaktan korur. Kadının gebe olmadığından emin bulunan herhangi bir zamanda uygulanabilir. Uyguladıktan hemen sonra korumaya başlar. Uzun süre gebelikten korur. Çıkarıldığında hemen gebe kalınabilir. Kürtajdan hemen sonra uygulanabilir. Doğumdan hemen sonra uygulanabilir. Emziren anneler güvenle kullanabilir. Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz
BEKLENEN YAN ETKİSİ VAR MIDIR?
Bazı kadınlarda uygulamayı takibeden ilk 3-4 ayda kasık ağrısı, iki adet arasında lekelenme ve adet kanaması miktarında artma olabilir. Gebelikten güvenle korunmak için rahim içi araç uygulatmadan önce bir sağlık kuruluşundan mutlaka danışmanlık almalısınız.
Uygulama için mutlaka adetli olmak gerekmez. Gebe olunmadığından emin olunan herhangi bir zamanda uygulanabilir. Herhangi bir şikayetiniz yoksa rahim içi araç uygulandıktan sonra 1. ayda ve her yıl bir defa kontrol için bir sağlık kuruluşuna gidiniz. Rahim içi aracın değiştirilmesi gerektiğinde ara vermeden hemen yenisi uygulanabilir. Rahmin dinlendirmeye gerek yoktur.
Rahim içi araçla korunurken:
- Karında aşırı ağrı
- Sürekli akıntı
- Normal adet miktarının 2 katı ya da 10 günden uzun süren kanama
- Rahim içi aracın düşmesi
- Beklenen adette 10 günden fazla gecikme
olursa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.TAKVİM YÖNTEMİ :Bu yöntem güvenilirliği az olan bir yöntemdir. Adet kanaması düzenli olarak 28 günde bir olan kadınlar için uygundur.Adet kanaması düzensiz olanlar kullanmamalıdır.
Yumurtlama adetin 14. günü olur ve yumurta hücresi olgunlaşmış olur. Bu hücre 2 gün içerisinde döllenmezse ölür. Spermler ise 3 gün kadar yaşayabilirler.Bu nedenle yumurtlamadan 3 gün önce ve yumurtlamadan 2 gün sonrası arasında kalan zaman gebe kalma olasılığının en yüksek olduğu günlerdir. Gebelikten korunmak isteyenler, bu sürelerde cinsel ilişkide bulunmamalıdır. Koruyuculuğu düşük bir yöntem olduğu için kesinlikle çocuk istemeyenler bu yöntemi kullanmamalıdır.