Adet (Regl)

Adet Kanaması (regl kanaması) Nedir? 

Basit olarak adet kanamasının tanımı seks hormonları olan östrojen ve progesteronun yumurtalıklardan üretiminin duraksamaya uğraması ve böylece rahim içi duvarındaki endometriumun fonksiyon tabasının dökülerek kanama şeklinde atılmasıdır. Her adet kanamasının başlangıcı, aynı zamanda yumurtalıklarda yavaş yavaş büyümeye başlayan, içinde yumurta hücresini taşıyan içi su dolu kese salgıladığı östrojen hormonu ile atılan tabaka tamir edilerek yeni bir adet döneminin başlangıcı olmaktadır.

Adet Kanaması Nasıl Oluşur?
Adet dönemi hormonal ve rahim içi değişikliklerine göre 2 evreli olarak gelişir.

  • 1. Evre: 1 ila 14üncü günler folliküler =froliferatif faz,
  • 2. Evre: 14 ila 28inci günler luteal=sekretuar evre olmak üzere.

1 inci evrede kadınlık hormonu hakimken 14üncü günden sonra ise, hem östrojen hem de progesteron (yumurtlama hormonu) hakimiyeti vardır. Dolayısıyla her iki evrede rahim iç tabakası değişiklikleri farklılıklar gösterir. 1inci dönemde büyüyen dominant follikülün salgıladığı östrojen artışı ile, bir önceki adet kanamasında dökülen adetle dökülen tabaka tamir etmeye başlar. Yumurtlamadan sonra (14üncü günden sonra) ise follikülle gelişen korpus luteun (sarı cisimcik), östrojen üretmeye devam ederken aynı zamanda yumurtlama hormonu progesteronu da salgılamaya başlar. Bu 2 hormonun etkisi ile endometrium olası bir gebeliğe karşı hazırlanır. Eğer gebelik yoksa korpus luteun programına hücre ölümü gibi kendiliğinden geriler ve böylece östrojen ve progesteron düzeyleri düşer.

Ve sonunda da endometriumun fonksiyonel tabakasından destek geri çekildiği için, bu tabaka dökülür ve adet kanaması (regl kanaması)(mensturasyon) başlamış olur. Bu adet kanamasının başlaması ile azalmış olan östrojen hormonunun pozitif geri etkisi ile üreme merkezindeki (hipofizdeki) FSH’ın (yumurta uyarıcı hormonunun)  uyarması ile yumurtalıklarda (overler de) yeni follikül büyümeye başlar. Ve yeni bir adet periyodunun başlamasına ve yukarıda anlatılan 28 günlük hormon ve endometrium değişiklikleri tekrarlamasına neden olur. Özetle adet kanaması bir östrojen ve progesteron çekilme kanamasıdır.

Kanama Bozuklukları ile ilgili Genel Bilgiler

Normal adet kanaması düzeni 24 ila 35 gündür. Burada hesaplama yaparken süreyi kanama günleri + temiz kalınan günler olarak hesaplamak gerekir.

Örnek; Bir kadının kanaması 5 gün sürüyorsa ve temiz kaldığı gün sayısı 19 ise 5+19=24 günde bir adet görüyordur.
24 günden az aralıklarla adet görüldüğünde polimenore, 35 günden daha fazla uzun sürede adet görülüyorsa oligomenore, 6 aydan daha fazla süre ile hiç adet görmüyorsa amenore adıyla isimlendirilir.

Düzenli aralıklarla uzun süre ve miktarda (7 günden fazla ve 80cc nin üzerinde) kanama olursa menoraji adını alır. Şayet düzensiz aralıklarla uzun süre kanama oluyorsa metroraji olarak isimlendirilir.
2 günden az ve 7 günden fazla kanamalar ile 30cc den az ve 80cc den fazla olan kanamalarla 24 günden az aralıklarla gelen, 35 günden daha fazla aralıklarla gelen adet kanamalarının altında yatan nedenler araştırılarak tedavi edilmelidir.

  • 25 ila 35 yaş arasındaki kadınların %60’ında adet düzeni; 25 ila 28 gün olup, kanama  gün sayısı da 4 ila 6 gündür.
  • Kadınların sadece %15’inde adet düzeni 28 gündür.
  • Kadınların %20’sinde adet düzensizlikleri vardır. (24 günden az veya 35 günden fazla)
  • 18 yaşından küçük ve 40 yaşından büyük kadınlarda adet düzensizlikleri oldukça sıktır. Bunun en büyük nedeni yumurtlama tembelliğine bağlı hormonal sorunlardır.

Adet düzenine göre yumurtlama günü şu şekilde saptanır.(20 ila 38 yaş arası): YUMURTLAMA TARİHİ HESAPLAMA

Örnek 1: 27 günde adet gören bir kadında, 27-14=13üncü gün yumurtlama günüdür.

Örnek 2: 35 günde adet gören bir kadında, 35-14=21inci gün yumurtlama (ovulasyon) günüdür.

Yukarıda bahsedilen 14 rakamının özelliği; yumurtlama gününden sonra ki dönemin 14 günle sabit olmasındandır. Oysa ki yumurtlama gününden önceki günler sabit değildir. Onun için başlangıç gününden değil bitiş gününden hesaplanır.

Bir kız çocuğunun annesinin rahmi içerisindeyken 20nci haftada 6 milyon adet primordial  follikül (ilkel yumurta hücresi) bulunurken, bu sayı doğumda 2 milyona düşer. 13 yaşında ergenlik çağında ise 200 bin adet sağ yumurtalığında ve 200 bin adet sol yumurtalığında olmak üzere 400 bin adet primordial follikül mevcuttur.  Bu sayı 38 yaşında 25 bin iken, menopozda ise 1000 kadardır. Genç yaşlarda daha kaliteli yumurtalar kullanılır. Bu nedenden dolayı menopoza yakın dönemde bulunan yumurtaların kalitesi düşük olduğundan gebe kalabilme oranı düşmekte, kromozom bozukluğuna bağlı anomalili çocuk doğurma ihtimalleri artmaktadır.

Adet Öncesi Sıkıntı Nedir?

Adet öncesi; baş ağrısı, memede gerginlik ve aşırı duyarlılık, karında şişkinlik, bacaklarda ödem, ağlama nöbetleri, yorgunluk, çabuk öfkelenmek, gerginlik, iştah artması, dikkat eksikliği, susama ve depresyon belirtileri ile giden bir rahatsızlıktır.  Adet kanamasından yaklaşık 5 ila 7 gün önce başlar. Tedavisinde progesteron içeren ilaçlar, sakinleştiriciler ve antiandrojenik (yasmin gibi) ilaçlar verilebilir.

Aşırı Adet Sancısı :

Adet sancısı (dismenore) adet kanaması ile (regl kanaması ile) birlikte görülen AĞRIDIR. Çoğunlukla kramp tarzındadır ve alt karın bölgesine yerleşmiştir. Genellikle 15 ila 18 yaş arasında %70 oranında adet sancısı görülür.
Ergenlikte ilk adet kanamasından itibaren ilk 3 yıl içinde adet sancılarıyla karşılaşılabilinir. Ergenlik çağındaki çocukların %15’i adet sancısı nedeniyle okullarını aksatmaktadırlar.
Adet sancısının nedeni; uterus (rahim) adelesini kasan ve böylece adet kanamasına neden olan hormonlardan PROSTOGLANDİN hormon yapımı, adet kanamasının ilk 2 gününde çok artar. Buna bağlı olarak adet sancısı, bağ ağrısı, bulantı, kusma, bel ağrısı ve ishal gibi adet kanamasına eşlik eden bulgular ortaya çıkabilir. Yani prostoglandin F2 Alfa adet sancısından sorumlu olan ajandır.

Adet Sancılarının Tedavisi :

Prostoglandin sentez inhibitörleri bu rahatsızlık için yaygın bir şekilde kullanılmaktadırlar. Bunlardan aspirin, çok fazla yan etkileri olduğu için pek tavsiye edilmez. Bunun yerine steroid olmayan antienflamatuar ajanlar kullanılmaktadır. Onlarca piyasa ismi olan bu ilaçların etken maddelerini belirtelim. 1-Propionik asit türevleri (ibuprofen, naproksen) 2-Mefenamik asit türevleri (ponstan rolan, dicloferik asit gibi ajanlar sayılabilir.) Adet sancılarının %80 oranında adet sancılarının bu ilaçlar geçirirler.

Bu ilaçlara rağmen adet sancıları geçmiyorsa endometriozis hastalığının veya genital organ bozukluklarını tespit etmek için mutlaka laparoskopi operasyonu yapmak gerekir. Endometriozis tanımı rahim içi bezlerin rahim dışına göç ederek bir takım enflamatuar ve yapışıklığa yol açan irili ufaklı bir takım oluşumların olması durumudur. Ayrıca adet sancılarında pelvik enfeksiyon hastalıkları da düşünülmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>