Blastosist tarnsferi, çocuk sahibi olma şansınızı artırırken, bazı olumsuz riskleri de beraberinde getirebilir. Bu yüzden, çocuk sahibi olmak için attığınız her adımın artılarını ve eksilerini bilmelisiniz.
Blastosist ; emriyonel gelişim sürecinde, kadına ait üreme hücresi olan yumurtanın, erkeğe ait üreme hücresi olan sperm ile döllendikten sonraki ortalama 5. gününde,
embriyo plesentayı oluşturan hücrelerin farklılaşıp kenara doğru göç ederek, ortada boşluk oluşturdukları aşamayı ifade eder. Tüp bebek uygulamalarında blastosist trasferi, embriyonun rutin olarak yapılan 3. gün transferlerinden daha ileri bir aşama olan blastosist aşamasına kadar takibinin yapılarak, transfer edilmesini ifade eder de diyebiliriz.
Blastosist Öncesi Aşama
Tüp bebek işleminiz uygulanırken öncelikle sizden toplanan yumurtalar ve eşinizden alınan spermler, genellikle devamı
Yazan: admin | 13 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Acaba Hamilemiyim ?, Tüp Bebek
Bebeğinizi emzirdikten sonra da emmeye devam etmek istiyorsa, emme içgüdüsünü tatmin etmek için olabilir. Bebeğin miğde kapasitesinden fazla emmesi de kusmasına neden olur. Bu durum sürekli oluyor ise, bebeğinize emzik vermeniz en doğru hareket olacaktır. Emzikler sanılanın aksine heç bir tıbbi veya psikolojik sorun yaratmazlar. Emzik kullanan bebeklerde anelerin dikkat etmesi gerek en önemli husus, emziğin temizliği ve hijyenidir.
Bebeğinizin kusmasına neden olabilecek ikinci bir husus ise, bebeğin gaz sancılarıdır. Bebeklerde genelde 3-4 aya kadar gaz sancıları ile karşılaşılabiliyor. Emzirirken kısa aralar vererek, bebeğin gazının çıkmasını bekleyip emzirmenize devam edebilirsiniz. Unutmayın, anne sütü bebeğiniz için çok değerlidir.
Yazan: admin | 09 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Emzirme, Hamilelikte Beslenme, Hamilelikte Seks
Çoğu kadının hamileliğinin ilk bulgusu görülmeyen adet kanamasıdır. Fakat her kadın düzenli bir adete sahip değildir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. En sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler, yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir.
Bazı hamilelik belirtileri hamile olma olasılığınızın bulunduğunu, bazıları ise bu olasılığın yüksek olduğunu akla getirir. Hiçbir erken belirti gebeliğin kesin işareti değildir. Aslında hamileliği kesin kanıtlayan ilk belirti bebeğinizin kalp atışlarıdır ki bu da duyarlı Dopler ultrason ile yaklaşık 10-12′ inci haftalar arasında duyulabilir.
|
HAMİLE OLABİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜREN İŞARETLER |
||
| BELİRTİ | ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN | BAŞKA OLASI NEDENLERİ |
| Adet kesilmesi | Tüm hamileliklerde | Yolculuk,yorgunluk,stres,hamilelik korkusu,hormonsal sorunlar,aşırı kilo alma ya da verme, doğum kontrol hapını bırakma,emzirme |
| Sabah bulantıları | Hamile kaldıktan 2-8 hafta sonra | Yiyecek zehirlenmesi,gerginlik |
| Sık idrara çıkma | Genellikle hamile kaldıktan 6-8 hafta sonra |
İdrar yolları iltihabı,gerginlik,şeker hastalığı |
| Sızlayan,ağrıyan,şiş göğüsler | Hamile kaldıktan sonraki birkaç gün içinde |
Doğum kontrol hapları,adet günlerinin yaklaşması |
| Meme ucu çevresinin koyulaşması ve meme ucu çevresindeki küçük bezlerin kabarması | Hamileliğin ilk üç ayı içinde | Hormonsal dengesizlik |
| Önce göğüslerde sonra karında deri altında pembe mavi çizgiler | Hamileliğin ilk üç ayında | Hormonsal dengesizlik ya da önceki hamileliğin etkisi |
| Yiyeceklere aşırı istek duyma | Hamileliğin ilk üç ayı içinde | Kötü beslenme,stres,adet günlerinin yaklaşması |
| HAMİLE OLACA?INIZA İLİŞKİN KUVVETLİ İ?ARETLER | ||
| BELİRTİ | ORTAYA ÇIKTI?I ZAMAN | BA?KA OLASI NEDENLERİ |
| Rahim ve rahim ağzının yumuşaması | Döllenmeden 2-8 hafta sonra | Adet kanamasının gecikmesi |
| Rahmin ve karnın genişlemesi | 8-12 hafta | Tümör ve fibroidler |
| Aralıklı ve ağrısız kasılmalar | Hamileliğin başında başlar, hamilelik ilerledikçe sıklığı artar | Bağırsak kasılmaları |
| Bebeğin hareketleri | İlk olarak hamileliğin 16-22. Haftasında fark edilir. |
Bağırsak gaz ya da kasılmaları |
| KESİN HAMİLELİK BELİRTİLERİ | ||
| BELİRTİ | ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN | BA?KA OLASI NEDENLERİ |
| Ultrasonda bebeğin görülmesi | Döllenmeden sonraki 46. Haftada | Yok |
| Bebek kalp atışı | 10-20. haftada | Yok |
| Karında hissedilen bebek hareketi | 16. haftadan sonra | Yok |
Yazan: ebruli | 08 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Acaba Hamilemiyim ?, Hamilelige Hazırlık, Hamilelik Belirtileri, Hamilelik Öncesi
Gebelikten korunma ( Spiral )
Spirel rahim içersine uygulanarak yumurtanın rahim içine naklini, spermlerin
yumurtanın yanına gitmesini ve döllenme olsa bile rahim içinin özelliklerini bozarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engeller. Çıkarıldığında doğurganlık kısa sürede geri döner.
Spiraller rahim içinde 1 - 5 yıl kalabilir. Genellikle ucunda ip bulunan plastik veya metalden yapılmışlardır. Bazı RIA’lar bakır veya progesteron hormonu içerir. Genital organ enfeksiyonlarıyla olan ilişkisi nedeniyle, RIA kullanımında tartışmalar olmuştur. Eğer yoğun adet kanaması yaşıyorsanız, üreme organlarından herhangi birine ait (yumurtalık, rahim, tüpler) bir enfeksiyon veya dış gebelik öykünüz varsa doktorunuzla RIA kullanma riskleri konusunda konuşmalısınız.
Yan etkileri azdır, kontrolleri düzenli olarak yapılırsa 10 yıl süre devamı
Yazan: admin | 08 Mayıs 2008 | 1 yorum
Kategoriler: Doğum Kontrolü, Hamilelik Öncesi, Korunma Yöntemleri
Gebelikten korunma yolları (Prezervatif , Spiral Nasıl Kullanılır, doğum kontrol hapları , iğneleri)
Hamilelikten korunmak amacıyla herhangi bir korunma yöntemi kullanmadan cinsel
ilişkiye giren kadınların yüzde 80-85′i bir yıl içinde hamile kalır. Bu nedenle hamilelik gebelikten korunma istenmiyorsa mutlaka etkili bir yöntemi kullanılmalıdır.
Her kadının evlilik veya ilişkisinin belli safhasında çocuk sahibi olmayı ister. Bu çok doğal bir haktır.
Amaç anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve çocuk sahibi olmak istendiğinde gebeliğin oluşmasıdır. Çünkü iki yıldan az aralıklarla yapılan doğumlar annenin vücut sağlığını önemli ölçüde bozmakta, gebelik sırasında riskleri artırmakta, hatta ara vermeden arka arkaya yapılan doğumlar anne ölümlerine dahi neden olabilmektedir.
Ayrıca sık aralıklarla doğan çocukların da anne karnında gelişmeleri tam olmamakta, düşük doğum ağırlıklı bebekler doğmakta, sakatlık oranı yükselmekte, bakımları güçleşmekte ve bebek ölümleri artmaktadır.
Elbette doğum kontrolü kadın sağlığına zarar vermeyecek yöntemler ile sağlanmalıdır.
Genel Anlamıyla gebelikten korunma yöntemlerini devamı
Yazan: admin | 08 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Acaba Hamilemiyim ?, Doğum Kontrolü, Gebelik Testleri, Hamilelikte Seks, Korunma Yöntemleri
Vücudunuzda yeni bir canlıya hayat vermek, sizin için mutlaka tanımsız bir mutluluk değil mi? Onun karnınızda adım adım geliştiğini izlemek çok heyecanlı olmalı. İşte anne karnından doğuma kadar giden yolculuğun inanılmaz öyküsü…
Bir kadın anne olacağını öğrendiği an hayatındaki en inanılmaz sevinci yaşıyor. Kendi canından bir cana hayat vermek… Gerçekten müthiş olmalı! Zaten bu nedenle anne adayları 9 ay boyunca hiçbir kaçırmak istemiyorlar. İlk andan, doğuma kadar yaşanan serüven, heyacan içinde devamı
Yazan: admin | 08 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Hamilelige Hazırlık, Hamilelik Belirtileri, Hamilelik Öncesi, Hamilelikte Beslenme, Hamilelikte Seks, Hamileyim :)
Myom rahim ağzında görülebilen, iyi huylu tümöral oluşumlardır. Genel olarak yuvarlak ve pembe renktedirler ve rahim bölgesinin her yerinde oluşabilir. 35 üzerindeki bayanların yüzde 20’sinde myom ya da halk tabiri ile miyom görülebilmektedir. Bu orandan da anlaşılacağı üzere oldukça sık rastlanan oluşumlardır.
Myomların ergenlik döneminde görülmesi çok ender rastlanılan bir durumdur. Menopoz dönemindeki kadınlarda myom görülme sıklığı oldukça azdır.
Myom Neden Oluşur ?
Myomun oluşumundaki mekanizmalar tam olarak açıklık kazanmamış olsa da, gelişme-büyümesinde östrojenin yani kadınlık hormonunun yer aldığı gösterilmiştir. Genel olarak myomlarda yüzde 0.5 oranında kanser devamı
Yazan: admin | 06 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Doğum Öncesi, Hamilelikte Seks
Bebeğinizi emzirmeniz, ona verilebilecek en büyük ve faydalı armağandır. Bir annenin
bebeğini büyük bir hazla emzirmesi, onun doyurabildiğini hissetmesi annelerin yaşadığı en büyük mutluluklardandır.
Ancak bazen bebeğin annenin göğsünden doğrudan süt alması mümkün olamamaktadır; mesela annenin iş kadını olması, bebeğin meme başını dudak damak yarığı gibi nedenlerle tutamaması gibi. Bu gibi durumlarda bebeğin doğrudan annenin göğsünden emememesinin sebebi ne olursa olsun, sağılan anne sütünün saklanma koşulları önem taşır.
Sağdığınız sütünüzü bebeğiniz için tek öğünde emebileceği miktarlarda ayırarak buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne veya devamı
Yazan: admin | 05 Mayıs 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Emzirme, Hamilelikte Beslenme
Tiroit sorunu ve beslenme önerileri
Hipertiroidi nedir ?
Hipertiroidi, tiroit glandının fazla çalışmasına bağlı olarak tiroit hormonlarının fazla miktarda salgılanması sonucu ortaya durumdur.
Hipertiroid Belirtileri şunlardır:
-Sinirlilik, aşırı heyecan ve duygusallık, kilo kaybı, sıcaklıkta artma, titreme, çarpıntı, saç dökülmesi, cilt ve tırnaklarda değişiklik, bağırsak hareketlerinde artma, kuvvet azalması, mensturasyonda (reglı)
Yazan: admin | 30 Nisan 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Doğum Öncesi, Hamilelige Hazırlık, Hamilelik Öncesi, Hamilelikte Beslenme
Rahim içi polip nedir ?
Rahim içi polip, rahim içi tabakanın kalınlaşması ile normalden fazla büyümesiyle meydana gelen, rahim içindeki bir “et parçası” olarak tarif edilebilir.
Endometriyal polip, kadınlarda her yaşta görülebilebilir. Genellikle menopoz öncesi ve menopoz döneminde daha sık görülmektedir.
Rahim İçi Polip Ne Gibi Belirtiler Verir?
Boyutu büyük ve birden fazla olduğunda düzensiz kanama devamı
Yazan: admin | 28 Nisan 2008 | Yorum yok
Kategoriler: Doğum Öncesi, Gebelik Testleri, Kürtaj